çirkin ördek büyüyor...
yağmur kucaklamıştı aşık olduğum bu şehri ben uykumda seni düşlerken. sapasarmalamıştı, öpüşüp koklaşmışlar, aşklarını dolu dizgin yaşamışlardı.ben uykumda seninle aldatırken onu,o sereserpe sevişmişti damlalarla benim var olduğumu bile hatırlamadan,beni umursamadan...ve şimdi hüzün kokuyordu buram-buram,toprak kokusunun ardına gizlenerek.ben nice aşklarımı, kırgınlıklarımı, kızgınlıklarımı ona anlatarak yaşadım,gözyaşlarımı onun koynuna akıttım.onun şevkatli kollarına gömdüm kederli yüzümü.onun şarkısında yaşadım hüznümü...ihmal ettim belki kimi zaman; başka kollarda başka sevdaları yaşadım,başka şarkıları dinledim başka ağızlardan çıkan ama sonunda yine kırıldım yine döndüm ona , sorgulamadan açtı kollarını küçük sevdalısına,büyüyeceksin sende dercesine.şerefe kaldırdık kahrettiğimiz şu yaşama...
bu sabah bulutlar kaplamış yüzünü sevdiğimin.yağmur kokuyor, toprak kokuyor, keder kokuyor;hüznüme hüzün katıyor. tüm yıkılmışlıklarımı anımsıyorum, yüz üstü bırakılışlarımı, gözyaşlarımı doğruların birbir yanlışa yanılışa döndüğünü ve her seferinde onu sokaklarına,denizine, vapuruna sığınışımı,ona sığınışımı.bu sabah da ben kucaklamak istiyorum onu. ama o mağrur gururlu...akmıyor kucağıma,tek yaşıyor küskünlüğünü.şehir benim yanımda ama şekir benden çok uzak...
bir sigara yakıyorum
bir nefes çekiyorum
"geçer be bu da" diyorum...
şehir hüzünlü , ben hüzünlü
tek keyifli sigara dumanı...
çirkin ördek büyüyor...
Hayat, çocukluk anılarımız gibi,çocukluk oyunlarımız kadar eğlenceli değilmiş meğer...bir perde çekilmiş önümüze,biz perdedeki silüetlerde "hacivat-karagöz" izlediğimizi sanarken, aslında "ali cengiz" oyunuymuş perdede görünen....
çirkin ördek büyüyor...
aynadaki aksinden kaçmaktı senin yaptığın...ona oynadığın oyunlardı elindekiler...sen görmek istediğini gördün,beni gördün.canımı acıtmak istedin,oysa ben hiç olmadım ki;canı yanan da sendin...ben sendim aslında,korkularının gizlendiği bir duvar...
sen benimle oynadığını sandın ama kendini aldattın...
sen beni aldattığını sandın ama çok yanıldın...
ben hala arkasında saklanılacak duvarım,ama sen kendine çoktan yakalandın...
öykü atölyesi**
çirkin ördek büyüyor...

üç kez seni seviyorum diye uyandım

tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim
bir bulut başını almış gidiyordu görüyordum.
sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün.
sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim
sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum
taflanım! diyordu bir ses duyuyordum.
cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün.
kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım
şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim
karanfil sakız kokan soluğun üstümde duydum.
eskitiyorum, eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun
.

ilhan berk...(1944-....)
çirkin ördek büyüyor...
yeşille mavinin kolkola dans ettiği dünyanın en güzel koylarında "sıla" tekneyle hayatımın en güzel tatilini yaptım...sevdiklerime birşeyler daha kattım.sevdiklerimi bir kat daha sevdim...
kalbimi egede bıraktım,geldim...
çirkin ördek büyüyor...

tahammülsüzlük tavan yapmış durumda...


kornet külahı vermeyen dondurmacıyla kavga edebiliyorum
plajda kafasına top geldiği için tepkili olan kadına "ya büyütme be herşeyi diyerek " sataşıyorum,
insanı enayi gibi hissettirmeye çalışan kargo şirketine tırnaklarımı gösteriyorum...


eee tabi bu durumu bir hayli yadırgıyorum.kendimi tanıyamıyorum...


yakında aynada gördüğüm siluetle kapışırsam hiç şaşırmayacağım...
çirkin ördek büyüyor...

Bedenim içinde sağa sola çarpıp duruyor ruhum,bir sağa yükleniyor bir sola en çokta sola…beden tıkışığı olmuş,isyanlarda…çok yorulmuş bir işçinin yıllık izin kullanma isteğini taşıyor,ihtiyaç duyuyor buna…ver elini özgürlük diyor,bıkmış durumda kalıplar içinde aitlikten ,bağırarak şarkı söylemenin iç gıcıklayan keyfini özlemiş,dans etmenin tatlı yorgunluğunu,kahkahanın karıniçi ağrısını,tatlı bir yaz gecesi serinliğinde hamak üzerinde kestirmenin dinginliğini,yeni şeyler keşfetmenin heycanını,yeni ruhlarla tanışmanın yenilenmesini…


Kendine yeni bir beden arıyor,taze bir kan arıyor,kalıpsız bir dünya…sadece yıllık izin kullanmak istiyor.sonra yeniden iş başı yapmayı göze alıyor…yeniden boğuşmaya hazır olana kadar bana müsaade diyor…